EKLEM HASARI TEDAVİSİNDE MEZENKİMAL KÖK HÜCRE KULLANIMI

Mezenkimal kök hücreler kemiklerimizi  oluşturan  osteoblast  ve kıkırdaklarımızı oluşturan kondrositlerin ana hücreleridir  yani  kök hücreler bu hücrelere dönüşürler. Kronik eklem hasarlarında eklem içi doku yıpranmış, aşınmış durumdadır, kan damarları azalmıştır ve incelmiştir. Bu durumdaki hastalara genellikle eklem yüzeyini protez ile değiştirme ameliyatları önerilmektedir.Kök hücre tedavilerinin amacı ameliyat gerekliliğini ortadan kaldırmak veya en azından olabildiğince ileri tarihlere erteletmek şeklindedir.

 

Eklem içerisine mezenkimal kök hücre transferi iki şekilde etkili olmaktadır. Birincisinde kök hücrelerin kendileri ihtiyaç olan kıkırdak hücrelerine dönüşmekte ve kıkırdak dokusu üretimi sağlamaktadır. İkinci etki şekli ise ortama konan kök hücrelerin salgıladığı büyüme hormonu ve diğer faktörlerin kıkırdakta eskiden beri bulunan ancak  aktif olmayan kıkırdak hücrelerini (kondrosit) uyarması ve bunların aktif hale gelerek  kıkırdak üretmesi şeklindedir. Üretilen kıkırdak dokusu eklem yüzeyini kaplamaktadır. Benzer etki menisküs yaralanmalarında ve yırtılmalarında görülmektedir.Eklem hasarlarında kök hücre tedavi uygulanmasının kararı ve uygulanması elbette ki ortopedi hekiminin denetimindedir.

 

KAPANMAYAN YARALARIN TEDAVİSİNDE KÖK HÜCRE UYGULAMALARININ YERİ

Mezenkimal kök hücre ve SVF hücreleri damar yapısının iç yüzeyini oluşturan endotel tabakasının hücrelerine dönüşme özelliğine sahiptirler. (RESİM 12 BURAYA GELECEK)Damarsal problemi olan dokulara bahsedilen hücrelerin injeksiyonu bu bölgede yani damar yapılarının oluşmasını , kanlanmanın artmasını ve dokularda onarıcı hücrelerin çoğalmasını desteklemektedir.Bunların dışında kök hücrelerin salgıladığı büyüme hormonları fibrosit gibi yerel onarım hücrelerini de aktive etmektedir.Bu şartların sağlanması bölgede yeni doku yapımını artırmakta ve  kronik yaralarda iyileşmeyi hızlandırmaktadır.

 

 

SKLERODERMA HASTALIĞININ TEDAVİSİNDE  MEZENKİMAL KÖK HÜCRE  UYGULAMASININ YERİ

Skleroderma veya sistemik skleroz hastalığı özellikle deri ve deri altı dokularını bazen bölge kaslarını da tutan  ve etkilediği kısımlarda sertleşme ,kuruluk , elastikiyet kaybı ve bazı dokularda incelme yapan otoimmün bir hastalıktır.Bu hastalık kişinin kendi bağışıklık sisteminin vücuda zarar vermesi olarak tanımlanabilir.

Bu hastalık daha çok orta yaş kadınlarında ortaya çıkar, belirtiler sıklıkla yüz el ve ayaklarda deri sertleşmesi, incelmesi  ve kısalması şeklindedir. Skleroderma cilt-yüz görünümünde farklılaşma yapabilir Yüzde çökme, dudaklarda incelme ve kısalma , parmak uçlarının incelmesi,el iç ve dış derisinin sertleşmesi sık görülür.İç organları ve damarları tutan sistemik şekli de vardır.

Kök hücre tedavileri sklerodermalı hastalarda yeni bir tedavi şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Deri altına enjekte edilen kök hücrelerin buradaki deri ve yağ dokusu hücrelerini aktive ettiği bilinmektedir. Kök hücreler kendileri buradaki yerel hücrelere dönüşürler ve ayrıca trofik hormonlar salgılayarak özelleşmiş doku hücrelerini üremeye ve çoğalmaya yönlendirirler. Bölgede yeni kan damarlarının gelişmesi tedavinin etkili olmasını sağlayan diğer bir faktördür. Yeni kan damarlarının oluşması dokuyu canlandırır ve hücre çoğalmasını ve devamlılığını destekler. Kasların da tutulduğu olgularda kök hücre tedavisi kasların yeniden oluşması ve güçlenmesi konusunda akla gelen tedavi şekillerinden biri olmuştur, mezenkimal kök hücrelerin kırmızı kas hücrelerinin ana hücreleri olduğu ve gerektiğinde has hücrelerine dönüştükleri bilinmektedir.

Sklerodermalı hastalarda deri ve deri altı tabakalarının incelmesi sonucu hacım kaybının olduğu durumlarda kişinin kendisinden alınan yağ dokusunun hastalıklı bölgeye kök hücre ile beraber verilmesi mümkündür. Bu sayede hacım kazandırıldığı gibi deride kalınlaşma ve esneklik kazanma yönünde girişimde sağlanmış olur. El sırtı, parmak uçları, yüz bölgesinin tamamı,dudaklar hatta burun kanatları bu tedaviden oldukça fazla yarar görmektedir.Deri altı yağ tabakasının kalınlaşması bile tek başına deride yumuşama ve canlanma sağlamaktadır.